EPLANI Interactive Agency

0216 337 88 44 pbx


Geleneksel Sahne Sanatları

Geleneksel Sahne Sanatları, Orta Oyunu, Karagöz Oyunu, Kavuklu Pişekar, Aşuk Maşuk, Meddah ve Kantoyu içeren Geleneksel Ramazan Eğlenceleri’dir.

Geleneksel Sahne Sanatlarına emek veren sanatkârlar, ister melodram, ister komedi, ister trajedi olsun, oynadıkları eserleri, oyunlarını sergiledikleri zamana, ortama ve seyircinin özelliklerine göre değiştirirler. Bazen oyunun konusu bile hiç düşünülmeden halkın sevip tutacağı bir ad bulunur ve ilan edilir. Ancak bu ilanlardan sonra sahnede konunun nasıl işleneceği, kimin ne görev üstleneceği oyunu yöneten tarafından sadece ana çizgileriyle belirtilir ve oyunun akışı içinde yeri ve zamanı geldiğinde metne bağlı kalmaksızın Doğaçlama roller oynanır. Bu türe aynı zamanda Doğaçlama (Tuluat) Tiyatrosu da denir.

Tuluat (doğaçlama) tiyatrosunda vazgeçilemeyen başka bir özellik de kantocuların söylediği kantolardır. Bunlar şarkılarla oyuna renk kattıkları gibi, aynı zamanda çıktıkları oyunlarda da bazı rolleri üstlenirler. Böylece müzik rengi de eser içinde yerini almış olur.

Geleneksel bir tür olan Tuluat Tiyatrosu’ndan bahsedince, özellikle Ramazan günlerinde, Osmanlı’nın son dönemlerinde, İstanbul şehri halkının tek eğlence ve vakit geçirme yeri olan Direklerarası’ndan da bahsedilmelidir. Direklerarası, yaklaşık 150-200 yıl öncesinde bugünkü Şehzadebaşı mahalinde, özellikle Ramazan aylarında halkı eğlendirmek amacıyla, adından da anlaşılacağı gibi boş alanlara dikilen direklere gerilen çadırların ortasında yapılan eğlencelere verilen addır.

Direklerarası eğlenceleri, eski İstanbul’un eğlence hayatının kaynaştığı en canlı ve hareketli yerleri olmuştur. Meddah, Akrobat, Jonglör, Kanto, Tuluat Tiyatrosu, Sihirbazlar (İllüzyonist - eski adıyla göz boyamacılar), Karagöz, Canbazlar, Ateş Yutan Adamlar, Dev Adamlar (Tahtabacak), Sema Gösterileri ve Musiki Fasılları demektir.

Kategoriler